Kırcaali’de öfke taşıyor: Eski bağımlılık ilişkileri yeni iktidara da mı uzanıyor?!

Kırcaali’de öfke taşıyor: Eski bağımlılık ilişkileri yeni iktidara da mı uzanıyor?!

Hasan Azis’in kendisine yakın bir kişiyi RİK’in başına getirmeye çalıştığına ilişkin iddialar, vaat edilen değişimin arkasında iyi bilinen kadrolaşma modelinin geri dönüşünün hazırlandığı yönünde ciddi şüpheler doğurdu

Kırcaali halkı değişimi mi seçti, yoksa eski modelin üzerine yalnızca yeni bir tabela mı asıldı?

Kamuoyunda, Kırcaali’nin eski Belediye Başkanı Hasan Azis’in, Berkant Barzat’ın “Progresif Bulgaristan” tarafından Bölge Seçim Komisyonu başkanlığına aday gösterilmesi için kulis yaptığı yönünde iddialar ortaya çıktı.

Barzat, uzun yıllardır Belediye İdaresinde görev yapan bir isim ve daha önce de RİK başkanlığını yürüttü. Ayrıca eski belediye başkanının çevresindeki kişilerle akrabalık bağlarının bulunduğu ve yıllar boyunca onun tarafından desteklendiği de iddia ediliyor.

Bu iddialar, herhangi bir ihlalin gerçekleştirildiğinin kanıtı değildir, ancak yeni siyasi gücün açık ve kamuoyu önünde yanıtlaması gereken bir soruyu gündeme getiriyor: Berkant Barzat’ı kim öneriyor ve hangi mesleki kriterlere dayanarak?

Eski model iktidara açılan yeni bir kapı arıyor

Eleştirenlere göre Hasan Azis, uzun yıllar boyunca Kırcaali’de görevlere, kamu ihalelerine ve nüfuza kimin sahip olacağını belirleyen yerel çevrelerin ve bağımlılık ilişkilerinin siyasi ürünüdür.

Onun yönetimi geride derin bölünmelerin yaşandığı, izole edilmiş mahallelerin bulunduğu, altyapı sorunlarının çözülemediği ve kurumların dar bir yakın çevreye bağımlı olduğu hissinin hâkim olduğu bir şehir bıraktı.

Muhalifleri bu modeli, yalnızca belirli mahallelerin durumu nedeniyle değil, iktidarın dar bir akrabalık, parti ve ekonomik bağımlılık çevresine kapatılması nedeniyle de “yönetimin gettolaştırılması” olarak tanımlıyor.

Yerel siyasi çevrelerden kişilerin iddialarına göre, birçok kişinin reddedildiğini düşündüğü bu model şimdi yeniden kilit kurumlara sızmaya çalışıyor.

Mesele artık yalnızca Hasan Azis’in belirli bir kişi için kulis yapıp yapmadığı değildir. Mesele, onun yönetimindeki yıkıcı kadrolaşma sisteminin, yeni bir siyasi gücün adının arkasına gizlenerek arka kapıdan geri dönüp dönmediğidir.

Eğer “Progresif Bulgaristan” eski modelle ilişkilendirilen kişileri kabul ederse, onun alternatifi değil, devamı hâline gelme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.

Değişim için oy verdiler, karşılarında eski kadroları mı buluyorlar?

Eski bağımlılık ilişkilerinin sona erdirilmesi umuduyla Rumen Radev’i ve “Progresif Bulgaristan”ı destekleyen seçmenler, artık hayal kırıklıklarını açıkça dile getiriyor.

Konuyla ilgili yorumlarda vatandaşlar, değişim için oy vermelerine rağmen neden eski siyasi çevrelerden kişilerin yeniden kilit görevlere yönlendirildiğini görmek zorunda olduklarını soruyor.

Kırcaali’den ve Türkiye’den alınan desteğin şimdi makam dağıtılarak karşılığının verilebileceği yönünde ağır bir iddia da ortaya atılıyor. Bu, bağımsız olarak kanıtlanmamış ciddi bir siyasi suçlamadır, ancak “Progresif Bulgaristan” yönetiminin acil ve kesin bir yanıt vermesini gerektiriyor.

Önceden verilmiş taahhütler var mı? Hasan Azis ile görüşmeler yapıldı mı? Siyasi ve seçim desteği karşılığında görevler vaat edildi mi?

Bu sorular karşısındaki sessizlik yalnızca şüpheleri artıracaktır.

Yorumlar tehlikeli bir öfke birikimini gösteriyor

Konuyla ilgili en sert yorum, eski modelin mensuplarının zor kullanılarak uzaklaştırılması yönündeki kabul edilemez bir çağrıya kadar varıyor.

Şiddetin siyasette yeri yoktur ve bir çözüm olarak kabul edilemez. Ancak böyle bir tepki, toplumdaki güvensizliğin ne kadar derin olduğuna dair bir uyarı işaretidir. Kurumlar sustuğunda ve açık yanıtlar vermediğinde, onların yerine öfke konuşmaya başlar.

Daha da dikkat çekici olanı, bazı yorumlarda insanların Hasan Azis’in kişisel kökenini tartışacak kadar ileri gitmeleri ve bunun üzerinden onun etrafındaki siyasi ve toplumsal bağımlılıkları ve geride nasıl bir miras bıraktığını açıklamaya çalışmalarıdır.

“Progresif Bulgaristan” yanıt vermek zorunda

Kırcaali halkı bir bağımlılık sisteminin başka bir bağımlılık sistemiyle değiştirilmesi için oy vermedi. Eski kadroların parti rozetlerini değiştirip yeniden kilit görevlere gelmeleri için oy vermedi.

RİK’in oluşumuyla ilgili istişarelerden önce şu sorulara somut yanıtlar verilmelidir:

Berkant Barzat’ın adaylığını kim önerdi?

Hasan Azis ile görüşmeler yapıldı mı?

Adaylığın mesleki gerekçeleri nelerdir?

Seçim desteği karşılığında siyasi taahhütlerde bulunuldu mu?

Tüm adayların öz geçmişleri ve aday gösterilme gerekçeleri kamuoyuna açıklanacak mı?

“Progresif Bulgaristan”, RİK’in bağımsızlığını nasıl güvence altına alacak?

Parti, eski yerel bağımlılık ilişkilerinin mensuplarının kendilerini değişimin temsilcileri olarak sunmalarına izin verecek mi?

Sessizlik artık tarafsızlık olarak algılanmayacaktır. Bu, perde arkasında eski modelin ortadan kaldırılmadığı, yalnızca iktidara açılan yeni bir kapı bulduğu yönündeki şüpheleri güçlendirecektir.

Kırcaali yeni bir kadro pazarlığı değil, şeffaflık bekliyor. Birilerinin yerine başkalarının getirilmesini değil, bağımlılık ilişkilerinin gerçekten sona erdirilmesini istiyor.

Bunun dışındaki her şey, değişimin yalnızca bir seçim vaadi olduğu ve eski modelin iktidar masasının etrafında yeniden kendine yer bulmayı başardığı anlamına gelecektir.